2021-13-KDV İADE TALEPLERİNDE ZAMANAŞIMI SÜRESİNE DİKKAT

KDV İADE TALEPLERİNDE ZAMANAŞIMI SÜRESİNE DİKKAT

I- GİRİŞ

         Bilindiği üzere; 7104 Sayılı Kanun’la, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesinde 01.01.2019 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yapılan değişiklik sonrasında, 23 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliği ile KDV iade talep süreleri aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir:

  • “Tam İstisnalardan” ve “Tevkifata Tabi İşlemlerden” doğan KDV iade taleplerinin;01.2019 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci yılın sonuna kadar yapılması gerekmektedir. 
  • “İndirimli Orana Tabi İşlemlerden” doğan KDV iade taleplerinin;01.2019 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, iade hakkı doğuran indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen yılın sonuna kadar yapılması gerekmektedir.

      Böylelikle; tam istisna ve tevkifata tabi işlemlerden doğan KDV iadelerinde, işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci yılın sonuna kadar, indirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iadelerinde ise, indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonuna kadar, belirlenen usul ve esaslara göre iade talebinin yapılmaması halinde, belirlenen bu süreler hak düşürücü süre olarak mükelleflerin karşısına çıkmaktadır.

            Söz konusu düzenleme; 2019 ve sonraki yıllara ilişkin iade hakkı doğuran işlemleri kapsadığından, 2018 ve önceki yıllara ilişkin iade hakkı doğrun işlemlere ait iade talepleri, değişiklik öncesi usul ve esaslara göre, düzeltme zamanaşımı süresi dahilinde talep edilmesi halinde yerine getirilebilecektir.

              Buna göre; 2018 ve önceki yıllara ait KDV iade alacaklarının tarh zamanaşımı süresi içinde, 2019 ve sonraki yıllara ait KDV iade alacaklarının ise getirilen yeni usul ve esaslara göre belirlenen süre içerisinde talep edilmemesi halinde, yapılacak talepler vergi daireleri tarafından red edileceğinden, mükellefler yönünden önemli hak kayıpları yaşanabilecektir.

              Nitekim, uygulamanın başladığı 2019 yılına ilişkin indirimli orana tabi işlemlerden doğan ve 31.12.2020 tarihine kadar talep edilmesi gereken iade işlemlerinde; yaşanılan sorunlar nedeniyle birçok mükellef iadelerini alamadılar ve idare ile ihtilafa düşerek konuyu yargıya taşıdılar.

Bu yazımızda; 2016 yılına (tüm iade türü için) ait, 2020 yılına ait indirimli orana tabi işlemlerden doğan ve 2019 yılına ait istisna ve tevkifata tabi işlemleri nedeniyle KDV iade hakkı doğan mükelleflerin en geç, 31.12.2021 tarihine kadar ne şekilde iade talep etmeleri gerektiği ile bu iade alacaklarının talep zamanaşımına uğramaması için uymaları gereken usul ve esaslara değinilecektir.

  • II- 2016 YILINDA YAPILAN KDV İADE HAKKI DOĞURAN İŞLEMLERDE ZAMANAŞIMI

         Bilindiği üzere Vergi Usul Kanunu’nun 116-126. Maddeleri “Zamanaşımı ve Düzeltme Zamanaşımı” hakkında hükümler ihtiva etmektedir.

2016 yılına ait vergi hataları, vergilendirme hataları ve KDV iade taleplerine ilişkin düzeltme talepleri 31.12.2021 tarihine kadar yapılabilecek olup, aksi halde düzeltme zamanaşımına uğrayacaktır. Buna göre;

  • 2016 yılında yapılan KDV iade hakkı doğuran bir işlemin bulunması halinde, iade hakkı doğuran işlem tutarının ve iadesi talep edilecek tutarın ilgili dönem KDV beyannamesinde gösterilmesi, iade/mahsup için gerekli belgelerin (teminat ya da YMM raporu dahil) 12.2021 tarihine kadar vergi dairesine ibraz edilerek aynı süre içerisinde sistem üzerinde KDV iade/mahsup dilekçesinin girilmiş olması gerekmekte olup, aksi halde düzeltme zamanaşımına uğrayacağından bu tarihten sonra iade talep edilmesi mümkün bulunmayacaktır.

2016 yılına ait KDV iade hakkı doğuran işlemi bulunan mükelleflerden iade/mahsup talebinde bulunacakların burada belirtilen hususlara göre iade taleplerini yerine getirmeleri tavsiye edilmektedir.

  • III- 2019 YILINDA TAM İSTİSNA VE TEVKİFATA TABİ İŞLEMLERDEN DOĞAN KDV İADE ALACAKLARINDA ZAMANAŞIMI

           2019 ve izleyen yıllara ait 3065 sayılı Kanunun 32’nci maddesine göre 11, 13, 14, 15’inci maddeleri ile 17’inci maddenin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca uygulanacak tam istisnalardan ve 9’uncu madde kapsamında tevkifata tabi teslimlerden kaynaklanan KDV iadelerinin, iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar yapılması zorunludur.

            Mükelleflerin iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar ilgili dönem beyannamelerinde iadeye ilişkin yüklenilen ve iadesi talep edilen tutarların KDV beyanının ilgili bölümlerine yazılarak, en geç bu süre içinde standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla talep edilen iadelerde teminat dahil) vergi dairelerine başvurmaları gerekmektedir.

            Bu sürelere uygun olarak YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Raporunun, istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonundan itibaren 6 ay içinde ibrazı zorunludur. Bu süre içinde YMM Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk edilecektir.

            İade işleminin belirtilen süre içinde teminat karşılığı yapılması durumunda da, YMM Teminat Çözüm Raporunun iadenin yapıldığı tarihten itibaren 6 ay içinde ibrazı zorunlu olacaktır.

             İade talep süresinin dolmasından sonra, geçmiş dönemler için düzeltme beyannamesi verilmek suretiyle ve/veya standart iade talep dilekçesi ve ilgili belgeler ibraz edilmek suretiyle iade talep edilmesi mümkün değildir.

               Ancak, konuya ilişkin düzenlemenin yapıldığı 23 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliği’nde, aranan belgeler süresinde ibraz edilmekle birlikte, bu belgelerin muhteviyatında eksiklikler bulunması halinde, eksikliklerin bu süreden sonra tamamlanabilmesi mümkün kılınmaktadır.

              Tam istisna ve tevkifata tabi işlemlerden doğan KDV iadelerine ilk defa uygulanacak olan yeni düzenlemeye göre; 2019 yılına ait 3065 sayılı Kanunun 32’nci maddesine göre 11, 13, 14, 15’inci maddeleri ile 17’inci maddenin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca uygulanacak tam istisnalar ve 9’uncu madde kapsamında tevkifata tabi işlemlerden kaynaklanan iadesi talep edilecek KDV tutarının 31.12.2021 tarihine kadar ilgili dönem KDV beyannamesinde gösterilerek, en geç bu süre içinde standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla talep edilen iadelerde teminat dahil) birlikte başvurmaları gerekmektedir.

                KDV iade talebinin YMM raporuna dayanılarak yapılacak olması durumunda bu husus belirtilerek, rapor dışındaki tüm bilgi ve belgelerin vergi dairesine verilmesi ve sisteme girilmesi üzerine, 31.12.2021 tarihine kadar verilecek iade talep dilekçelerine istinaden, YMM raporu 30.06.2022 tarihine kadar vergi dairesine verilebilecektir. Bu süre içinde raporun verilmemesi halinde iade talebi vergi incelemesine sevk edilerek, inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilecektir.

               Örnek 1: (T) Makine A.Ş., 2019/Şubat döneminde YTB sahibi firmaya sattığı makinelerle ilgili olarak KDV beyannamesinde “İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” kulakçığında “Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler” tablosunda 308 kodlu satırda istisnayı ve bu teslimle ilgili yüklenimini beyan etmiştir.

               İade talebi için bu beyan tek başına yeterli değildir. Mükellefin iade talebinin geçerlik kazanması için en geç 31/12/2021 tarihine kadar standart iade talep dilekçesi ve istisnaya ilişkin diğer belgelerin ibrazı zorunludur.

               Örnek 2: (Z) Ltd. Şti., 15 Ocak 2019 tarihinde gümrük çıkış beyannamesi kapanan bir ihracat işlemini Ocak/2019 KDV beyannamesinin “Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler” tablosunda 301 kodlu satırda beyan etmiş, ancak yüklenilen KDV bölümünü boş bırakarak ihracata ilişkin yüklendiği KDV’yi indirim yoluyla gidermeyi tercih etmiştir.

                 (Z) Ltd. Şti.’nin bu ihracat işlemine ilişkin iade talep edebilmesi için en geç 31/12/2021 tarihine kadar Ocak/2019 KDV beyannamesinde düzeltme yaparak yüklenilen KDV’yi beyan etmesi ve aynı süre içerisinde standart iade talep dilekçesiyle Tebliğin (II/A-1.1.4.) bölümünde sayılan belgeleri ibraz etmesi gerekmektedir.

2021-11-VERGİ USUL KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİNDE NELER VAR?

VERGİ USUL KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİNDE NELER VAR?01.10.2021 Tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verilen Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi nde yer alan başlıklar aşağıya çıkarılmış olup, devamında özet bilgilere yer verilmektedir.

Buna göre;

  • Ticari Kazancı Basit Usulde tespit edilen mükelleflerin bu kazançlarına istisna geliyor,
  • “Sosyal İçerik Üreticiliği” ile “Mobil Cihazlar İçin Uygulama Geliştiriciliğinden” elde edilen kazançlara (2021 yılı için 650.000 TL altında kalan) tevkifat yoluyla vergileme usulü getiriliyor,
  • Tarımsal destekleme ödemelerine gelir vergisi istisnası getiriliyor,
  • Gelir Vergisi Beyannameleri Şubat ayında verilecek, taksitler Şubat ve Haziran’da ödenecek,
  • Kurumlar Vergisi Beyannamesi; hesap döneminin kapandığı ayı takip eden üçüncü ayda (Mart ayında) verilecek,
  • Cari vergilendirme döneminin üçer aylık ilk dokuz ayı için geçici vergi beyanı verilecek olup, dördüncü dönem geçici vergi beyanı kaldırılıyor,
  • Vergiye uyumlu mükellefler adına yapılmış ancak kesinleşmemiş tarhiyatlar şartın ihlali sayılmayacak,
  • Fiziki ortamdan bağımsız olarak elektronik vergi daireleri kurulabilecek,
  • Vergi mahremiyetinin kapsamı genişletiliyor,
  • Yurt dışında bulunan Türk Vatandaşlarına yapılacak tebligatlar, Gelir İdaresi Başkanlığı aracı kılınmaksızın doğrudan yurt dışı temsilciliklere gönderilebilecek,
  • İlan yoluyla yapılacak 3 bin 600 TL üzeri ilanların ayrıca internet siteleri üzerinden yapılması gerekecek,
  • Düzeltme yetkisinin kullanılması bakımından düzenleme yapmak üzere Gelir İdaresi Başkanlığı’na yetki veriliyor,
  • Vergi incelemesine ilişkin değişiklikler yapılıyor,
  • Kamu Kurum ve Kuruluşları tarafından yapılacak bildirimler, mükellefler tarafından yapılmış bildirim gibi kabul edilecek,
  • Elektronik defterlere getirilen berat onaylarının defter tasdik hükmünde olduğu yönünde düzenleme yapılıyor,
  • Getirilen zorunluluklara uygun düzenlenmeyen elektronik belgelerin hiç düzenlenmemiş belgeler arasında sayılmasına yönelik düzenleme yapılıyor,
  • Yeminli Mali Müşavir Tasdik Raporu ibrazına bağlı istisna, muafiyet ve indirim haklarının kullanılabilmesi amacıyla zamanında verilmeyen raporların ibrazı için mühlet verilecek,
  • Gider Pusulasına yeni düzenlemeler getiriliyor,
  • Elektronik kayıtlarla ilgili bazı tanımlar ile ibraz zorunluluğu kanun metnine eklenirken, aracı hizmet sunucularına vergi mahremiyeti getiriliyor,
  • Değerleme ölçüleri arasına “Alış Bedeli” eklenilerek, değerlemede esas alınacak “Maliyet Bedelinin” kapsamı hakkında belirlemeler yapılmaktadır,
  • Enflasyon Düzeltmesi şartlarının oluşmadığı yıllarda Yeniden Değerleme Yapma imkanı getiriliyor,
  • Dileyen mükelleflere amortismanları gün esasına göre ayırma imkanı getiriliyor,
  • Tutarı 3 bin lirayı geçmeyen ve tahsil edilemeyen alacaklar şüpheli alacak sayılacak,
  • Yenileme Fonunun vergilendirilmesinde yaşanılan 3. yılın hesabı konusundaki ihtilafları giderecek düzenleme yapılıyor,
  • Amortismana tabi malların sigorta tazminatları konusunda değişikliğe gidiliyor,
  • Tekerrür uygulamasında önemli düzenlemeler yapılıyor,
  • Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk işleminden sonra, farklı vergi türleri için pişmanlıkla beyanname verilebilecek,
  • 5 Bin lirayı aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları uzlaşma kapsamına alınıyor,
  • Çifte vergilendirme anlaşması hükümlerine göre vergilendirilmediğini ileri süren mükellefler için “Karşılıklı Anlaşma Müessesesi” getiriliyor,
  • Sanayi Sicil Belgesine haiz mükelleflerin aldıkları imalat sanayiine yönelik cumhurbaşkanı tarafından belirlenmiş yeni makine ve teçhizatlara uygulanan avantajlı amortisman uygulama süresi uzatılıyor,
  • Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları damga vergisi yönünden resmi daire kapsamına alınıyor,
  • Sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğine getirilen kazanç istisnasına paralel KDV istisnası getiriliyor,
  • Özel Tüketim Vergi Kanununda yer alan bazı belirlemelerde Cumhurbaşkanı’nın yetkileri artırılıyor,
  • Varlık Yönetim Şirketlerinin vergi istisnaları yeniden düzenleniyor,
  • Nakdi sermaye artırımları nedeniyle uygulanan indirimin yurt dışından getirilecek sermayelere artırımlı uygulanmasına yönünde düzenleme yapılıyor,
  • Yatırıma Katkı Tutarının %10’luk kısmının borçlara mahsup imkanı getiriliyor.

1- Ticari Kazancı Basit Usulde Tespit Edilen Mükelleflerin Bu Kazançlarına İstisna Uygulaması Getiriliyor:

  • Basit usulde vergilendirilen mükelleflerinin bu kazançlarına istisna getiriliyor.
  • Düzenleme 2021 yılı kazançlarına da uygulanmak üzere Kanunun yayım tarihinden itibaren yürürlüğe girecek.
  • Basit usulde vergilenmekte olan mükellefler artık yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeyecekleri gibi, başka gelirleri nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesi verseler bile, basit usul kazançlarını beyannameye dahil etmeyecekler.
  • Basit usul mükelleflerin defterlerinin tutulduğu meslek odalarına ait bürolarda 3568 sayılı kanuna göre yetki almış yeterli sayıda meslek mensubu çalıştırma zorunluluğu kaldırılıyor.

2- Sosyal İçerik Üreticiliği İle Mobil Cihazlar İçin Uygulama Geliştiriciliğinden Elde Edilen Kazançlar Tevkifat Yoluyla Vergilendirilecek:

  • Gelir Vergisi Kanunu’nun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan (2021 yılı için 650.000 TL) tutarın altında kalan,
  • İnternet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden istisna ediliyor.
  • Bu istisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye’de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi şartı getiriliyor.
  • Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak ve Gelir Vergisi Kanunu’nun “muhtasar beyanname” ve “vergi tevkifatının yatırılması” başlıklı maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlü olacak.
  • Mükelleflerin, düzenleme kapsamı dışında başka faaliyetlerinden kaynaklanan kazanç ya da iratlarının bulunması istisnadan faydalanmalarına engel olmayacak.
  • İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespit edilmesi halinde eksik tahakkuk etmiş olan vergi, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecek.
  • Cumhurbaşkanı, düzenlemedeki tevkifat oranını her bir faaliyet türü için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, bir katma kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye yetkili olacak.
  • Kazançları, Gelir Vergisi Kanunu’nun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan (2021 yılı için 650.000 TL) tutarı aşanlar ile gelirlerini bankadan tahsil etmeyenlere bu istisna hükmü uygulanmaz. 

3- Tarımsal Destekleme Ödemelerine Gelir Vergisi İstisnası Getiriliyor:

  • Tarım sektörü ve çiftçilerin desteklenmesi için kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan destekleme ödemeleri, gelir vergisinden istisna tutulacak ve bu ödemelerden herhangi bir vergi kesintisi yapılmayacak.
  • Buna göre 94’üncü maddenin birinci fıkrasının 11 numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan çiftçilere doğrudan gelir desteği ve alternatif ürün ödemelerinden tevkifat yapılmasını sağlan ibareler madde metninden çıkarılıyor.
  • Değişiklik öncesinde bu tür gelirler üzerinden %4 tevkifat yapılıyordu ve yargı bu vergilemeyi kabul etmiyordu. 

4- Gelir Vergisi Beyannamesi Verme ve Taksit Ödeme Süreleri Yeniden Belirleniyor:

  • Yıllık gelir vergisi beyannameleri izleyen yılın Şubat ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar verilecek,
  • Düzenleme öncesi bu beyannameler Mart ayında veriliyordu.
  • Yıllık beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi, Şubat ve Haziran aylarında iki eşit taksitte ödenecek.

5- Cari Vergilendirme Döneminin Üçer Aylık İlk Dokuz Ayı İçin Geçici Vergi Beyanı Verilecek Olup, Ekim-Kasım-Aralık Aylarına İlişkin Dördüncü Dönem Geçici Vergi Beyanı Verilmeyecek:

  • Düzenlemeyle cari vergilendirme döneminin ilk dokuz ayı, üçer aylık dönemler itibariyle geçici vergi dönemleri olarak belirlenecek.
  • Cari vergilendirme dönemi içindeki üç, altı ve dokuz aylık periyodlar üçer aylık geçici vergi dönemi olacak,
  • İlgili takvim yılı veya hesap döneminin son üç aylık (Ekim-Kasım ve Aralık) dönemi ise geçici vergi dönemi kapsamında sayılmayacak, madde kapsamındaki mükellefler tarafından bu dönem için geçici vergi beyannamesi verilmeyecek. 

6- Vergiye Uyumlu Mükellefler Adına Yapılmış Ancak Kesinleşmemiş Tarhiyatlar Vergiye Uyumlu Mükellefler İçin Aranılan Şartın İhlali Sayılmayacak:

  • Düzenleme öncesinde, beyana tabi vergi türleri itibariyle ikmalen, resen veya idarece yapılmış ancak kesinleşmemiş (dava safhasında olsa bile) tarhiyatlar şartın ihlali sayılarak vergiye uyumlu mükelleflere tanınan indirimden yararlanılamıyordu,
  • Yeni düzenleme, kesinleşmiş tarhiyatlar şartın ihlali olarak sayılacak olup, henüz kesinleşmemiş tarhiyatlar şartın ihlali olarak sayılmayacaktır,
  • Ayrıca kesinleşen bir tarhiyat olması durumunda dahi, bu tarhiyatın indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl için geçerli olan indirim tutar sınırının %1’ini aşmaması halinde şart ihlal edilmiş sayılmayacağı yönünde değişikliğe gidiliyor.
  • Örneğin 2021 yılı için uygulanabilecek indirim tutarı sınırı olan 1.500.000 TL nin %1’i olan 15.000 TL ye kadar yapılan tarhiyatlar, şartın ihlali olarak sayılmayacaktır.
  • Yapılan tarhiyatın indirimden yararlanıldıktan sonra kesinleşmesi durumunda yararlanılan indirimin mükelleften geri alınmasına ilişkin hüküm, madde metninden çıkarılıyor. Kesinleşmiş tarhiyat bulunmaması kuralı, vergi beyannameleriyle sınırlandırılacak.

7- Fiziki Ortamdan Bağımsız Olarak Elektronik Vergi Daireleri Kurulabilecek:

  • Fiziki ortamdan bağımsız olarak elektronik ortamda vergi dairesi kurulabilecek.
  • Elektronik ortamda kurulan vergi dairelerinin diğer vergi dairelerinin şubesi olarak belirlenerek mükelleflere hızlı ve etkin hizmet verilebilmesinin sağlanması, vergi dairesince yapılan işlemlerin elektronik ortamda kurulan vergi daireleri tarafından da yerine getirilmesini temin edecek düzenlemeler yapma konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki veriliyor.

8- Vergi Mahremiyetinin Kapsamı Genişletiliyor:

  • Gelir İdaresi Başkanlığının görev alanına ilişkin işlerde hizmet alımı yoluyla çalıştırılanlar ile hizmet alımı yapılanların ortak ve yöneticileri de öğrendikleri sırlar ve gizli kalması gereken diğer hususlar açısından getirilen yasaklara, bu görevlerinden ayrılsalar dahi uymak zorunda olacaklar.

9- Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarına Yapılacak Tebligatlar, Gelir İdaresi Başkanlığı Aracı Kılınmaksızın Doğrudan Yurt Dışı Temsilciliklere Gönderilebilecek:

  • Yabancı memleketlerde bulunan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligatlar, Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilmeksizin, vergi dairesi başkanlıkları veya defterdarlıklar tarafından doğrudan yurtdışı temsilciliklerine gönderilecek.

10- İlan Yoluyla Yapılacak 3 Bin 600 TL Üzeri İlanların Ayrıca İnternet Siteleri Üzerinden Yapılması Gerekecek:

  • 600 Türk lirasından fazla vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde, ilan yazısı Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri açısından Gelir İdaresi Başkanlığının, diğerleri için ilgili idarenin resmi internet sitesi üzerinden de duyurulacak.

11- Düzeltme Yetkisinin Kullanılması Bakımından Gelir İdaresi Başkanlığı’na Düzenleme Yapma Yetki Veriliyor:

  • Gelir İdaresi Başkanlığı, vergi ve mükellefiyet türü ile düzeltmeye konu tutarı ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak düzeltme yetkisinin devredilmesi ile düzeltmenin bağlı olunan vergi dairesi dışındaki vergi daireleri tarafından yapılmasına izin vermeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak. 

12- Vergi İncelemesinin Mükellefin İşyerinde Yapılması Esası Kaldırılarak, Uzaktan Vergi İncelemesi Yapılabilmesine Yönelik Düzenlemeler Yapılıyor:

  • Vergi incelemesinin mükellefin iş yerinde yapılması esası kaldırılarak, dairede yapılması yönünde değişikliğe gidiliyor,
  • İncelemenin dairede yapılacak olmasının, mükellefin iş yerinde yapılacak tespitlere mani olmayacağı yönünde düzenleme yapılıyor,
  • Mükellef ve vergi sorumlusunun talep etmesi, iş yerinin müsait olması durumunda inceleme iş yerinde de yapılabilecek,
  • Bu konuya ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
  • Ticari faaliyetlerin icrasında değişen iş yeri kavramı, vergi incelemesine taraf olan mükelleflerin büyük çoğunluğunun elektronik defter ve belge kullanması, dijital olarak veri depolama olanaklarının çeşitlenmiş olması, incelemelerin daha çok teknolojik ekipmanlar kullanılmak suretiyle yapılması, inceleme süreçlerinin dijital ortama taşınması gibi gelişmelerin “uzaktan incelemeyi” mümkün hale getirdiği gerekçesiyle, teklifle, vergi incelemesinin uzaktan yapılabilmesine yönelik düzenlemeler yapılıyor.
  • İncelemeye tabi olana, vergi incelemesinin konusu ve incelemeye başlanıldığı hususu bir yazı ile bildirilecek. Yazının bir örneği bağlı olduğu birime ve vergi dairesine ayrıca bildirilecek.

13- Kamu Kurum ve Kuruluşları Tarafından Yapılacak Bildirimler, Mükellefler Tarafından Yapılmış Bildirim Gibi Kabul Edilecek:

  • Hazine ve Maliye Bakanlığı, mükelleflerin bildirmeye mecbur olduğu bilgilerin, kamu kurum ve kuruluşları tarafından Bakanlığa yazılı veya elektronik olarak bildirilmesi durumunda, bu bildirimi mükellefler tarafından yapılmış bildirim olarak kabul etmeye, bu şekilde kabul edilecek bildirimleri faaliyet konusu, gelir unsuru ile mükellefiyet, vergi, iş yeri ve şirket türlerini ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak tespit etmeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.

14- Elektronik Defterlere Getirilen Berat Onaylarının Defter Tasdik Hükmünde Olduğu Yönünde Düzenleme Yapılıyor:

  • Fiziki ortamda tutulan defterlerde bulunan tasdik zorunluluğuna benzer şekilde, Hazine ve Maliye Bakanlığının Ticaret Bakanlığı ile müştereken veya kendisi tarafından belirlediği usul, esas ve süreler dahilinde söz konusu defterler için berat alınması veya defterlerin onaylanması tasdik hükmünde sayılacak; berat alınması ve onay işlemlerinde belirlenen usul, esas ve sürelere uyulmaması halinde ise defterlerin tasdik ettirilmemiş sayılacak.

15- Getirilen Zorunluluklara Uygun Düzenlenmeyen Elektronik Belgelerin Hiç Düzenlenmemiş Belgeler Arasında Sayılmasına Yönelik Düzenleme Yapılıyor:

  • Mükelleflere kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgelerin vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılması uygulaması kapsamına elektronik belge olarak düzenlenmesi gereken belgeler de dahil ediliyor.

16- Yeminli Mali Müşavir Tasdik Raporu İbrazına Bağlı İstisna, Muafiyet ve İndirim Haklarının Kullanılabilmesi Amacıyla Zamanında Verilmeyen Raporların İbrazı İçin Mühlet Verilecek:

  • Yararlanılması, yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan muafiyet, istisna, zarar mahsubu ve benzeri konularda, tasdik raporunun gerekli süre içerisinde ibraz edilmemesi durumunda, mükellefe tebliğ edilmek şartı ile 60 günlük bir mühlet verilecek ve bu süre içinde verilmesi halinde tasdik raporunun zamanında verilmiş sayılacak.

17- Gider Pusulasının Kapsamı Genişletilerek Yeni Düzenlemeler Yapılıyor:

  • Kanunda; “vergiden muaf esnafa” düzenlenecek belge olarak tanımlanan gider pusulası bundan böyle, “VUK kapsamında belge düzenlemek zorunda olmayanlar” a düzenlenecek belge olarak değişikliğe gidilerek, kapsamı genişletilmektedir,
  • Gider pusulasına da faturada olduğu gibi, 7 gün içinde düzenleme mecburiyeti getiriliyor, bu süre içinde düzenlenmeyen gider pusulaları hiç düzenlenmemiş sayılacak,
  • Yapılan düzenlemeyle, maddede sayılan durumlarda ödemelerin banka, ödeme kuruluşları, PTT aracılıyla yapıldığı durumlarda bunlar tarafından düzenlenen dekont gibi belgelerin gider pusulası yerine geçen belge olarak kabul edilmesi, ayrıca gider pusulası düzenlenmemesi öngörülüyor.
  • Tüketiciyi Koruma Kanunu kapsamında, gider pusulası düzenleme mecburiyetinde olanlara yapılan mal iadelerinde; banka, PTT ve diğer ödeme kuruluşları aracılığı ile yapılan ödemeleri tevsik eden belgelerin gider pusulası olarak kabul edilmesi, ayrıca gider pusulasının düzenlenmesine gerek olmadığı öngörülüyor.
  • VUK kapsamında belge düzenlemek zorunda olmayan kamu kurum ve kuruluşlarının tabi oldukları mevzuat hükümleri çerçevesinde yaptıkları işler ve sattıkları mallar için düzenledikleri belgeler gider pusulası hükmünde olacağı düzenlenmektedir.
  • Bu düzenlemeler öncesinde, Kanunda sayılmasa da, kira ödemeleri vb. durumlarda ödemeler bankalar aracılığıyla yapılsa da, ayrıca gider pusulası düzenlenmesi gerekiyordu.
  • Kanunda sayılmasa da; nihai tüketiciler ve diğer belge düzenlemek zorunda olmayanlardan yapılan mal iadeleri durumunda Tebliğ de yer alan (KDVGUT, I/B-11) düzenlemeler çerçevesinde gider pusulası düzenlenmesine devam edilecektir.
  • Bu düzenlemeler öncesinde özellikle kat karşılığı inşaat işlerinde, arsa sahibinin vergi mükellefi olmaması durumunda, gider pusulası düzenlenmesi gerektiği yönünde idarenin görüşü olsa da, bu yükümlülüğe uyulmaması nedeniyle kesilen Özel Usulsüzlük cezalarında, arsa sahibinin vergiden muaf esnaf olmadığından bahisle cezalar iptal edilebiliyordu. Bu düzenleme ile artık, arsa sahipleri belge düzenleme zorunluluğu kapsamı dışında kaldığı netleştiğinden, gider pusulası düzenlenmesi gerektiği yönünde kanuni altyapı oluşturulmuş olduğundan, kesilecek cezaların mahkemeler tarafından iptali zorlaşacağından, müteahhitlerin bu hususa özellikle dikkat etmeleri menfaatlerine olacaktır.
  • Diğer bir ifade ile; gider pusulasının düzenlenmediği veya hiç düzenlenmemiş sayıldığı durumlarda özel usulsüzlük cezası kesilebilmesinin yasal zemini oluşturulmaktadır.

18- Elektronik Kayıtlarla İlgili Bazı Tanımlar İle İbraz Zorunluluğu Kanun Metnine Eklenirken, Aracı Hizmet Sunucularına Vergi Mahremiyeti Getiriliyor:

  • “Elektronik defter beratı” ile “elektronik muhasebe fişi” tanımları VUK Mükerrer 242’inci maddeye ekleniliyor,
  • Elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması hususlarından herhangi biri için hizmet verme konusunda yetkilendirilenlerin ortak, yönetici ve çalışanları da vergi mahremiyeti kapsamına alınmaktadır.
  • “Yetki” başlıklı Mükerrer 257’inci maddede yapılacak değişiklik ile, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na defter ve belgelerin elektronik ve diğer dijital ortamda ibraz edilebilmesi yönünde düzenleme yapmaya yetki verilmektedir.

19- Değerleme Ölçüleri Arasına “Alış Bedeli” Eklenilerek,Değerlemede Esas Alınacak “Maliyet Bedelinin” Kapsamı Hakkında Belirlemeler Yapılıyor:

  • Değerleme Ölçüleri başlıklı VUK 261’inci maddesine “Alış Bedeli” de eklenilmektedir.
  • Maliyet Bedeli başlıklı VUK 262’inci maddesine, değerlemede maliyet bedeline eklenilebilecek giderler belirlenmektedir.
  • Yapılan bu genel düzenleme çerçevesinde geçerliliğini yitirecek “Gayrimenkullerde Maliyet Bedeline Giren Giderler” başlıklı 270’inci madde yürürlükten kaldırılmaktadır.

20- Enflasyon Düzeltmesi Şartlarının Oluşmadığı Yıllarda Yeniden Değerleme Yapma İmkanı Getiriliyor:

  • Enflasyon düzeltmesi esaslarına geçilmesi nedeniyle, uygulama imkanı kalmayan Yeniden değerleme müessesesi, enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönemlerde isteğe bağlı olarak uygulanmak üzere yeniden ihdas edilmektedir.
  • Değer artışı tutarı üzerinden %2 vergi ödenmesi gerekmektedir.

21- Dileyen Mükelleflere Amortismanları Gün Esasına Göre Ayırma İmkanı Getiriliyor:

  • Mükellefler aktifine yeni kaydedecekleri iktisadi kıymetler için, bu kıymetlerin aktifte kaldığı süre kadar gün esasına göre amortisman ayrılabilecek,
  • Binek otomobilleri için bu yöntem kullanılamayacak, bunlar için kıst amortisman uygulamasına devam edilecek,
  • Mükellefler, Maliye’nin iktisadi kıymetleri için tespit ve ilan ettiği faydalı ömürlerden kısa olmamak, bu sürenin iki katını ve her halükarda 50 yılı geçmemek üzere amortisman süresini her yıl için aynı oran olmak kaydıyla serbestçe belirleme imkanı getiriliyor.

22- Tutarı 3 Bin Lirayı Geçmeyen ve Tahsil Edilemeyen Alacaklar Şüpheli Alacak Sayılacak:

  • Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede olan 000 TL’yi aşmayan alacakların şüpheli alacak sayılacağı hükme bağlanıyor.
  • Düzenleme ile işletme hesabına göre defter tutan mükelleflere de, şüpheli alacaklara ilişkin hükümlerin uygulanması imkanı tanınmaktadır.
  • Düzenleme öncesinde bu yönde bir tutar belirlemesi bulunmadığından, mükellefler tarafından tereddüt yaşanmaktaydı.

23- Yenileme Fonunun Vergilendirilmesinde Yaşanılan 3. Yılın Hesabı Konusundaki İhtilafları Giderecek Düzenleme Yapılıyor:

  • İktisadi kıymetlerin satılması ve bu kıymetlerin yenilenmesinin zaruri görülmesi halinde, satıştan doğan kar 3 yıl süreyle özel bir fon (yenileme fonu) hesabında tutulabiliyor, yeni alınan iktisadi kıymetlerin amortismanları bu fondan mahsup ediliyor, kullanılamayan bu fon tutarı 3. yılın geliri sayılarak beyannameye dahil edilerek vergilendiriliyordu.
  • 3 yılın hesabı konusunda Maliye ile mükellefler arasında ihtilaf oluşmaktaydı.
  • Yargıya taşınan bu ihtilaflarda; Maliye bu 3 yılın satışın yapıldığı yıldan başladığı, yargı ise satışın yapıldığı tarihi takip eden yıldan başladığı yönünde kararlar veriliyordu.
  • Yapılan bu değişiklikle, Yargı kararına uyularak, 3 yıllık sürenin satışın yapıldığı tarihi izleyen yıldan itibaren başlayacağı yönünde düzenleme yapılmaktadır.

24- Amortismana Tabi Malların Sigorta Tazminatı Konusunda Düzenleme Yapılıyor:

  • Amortismana tabi iktisadi kıymetler için alınan sigorta tazminatlarının zarar gören iktisadi kıymetler nedeniyle tazminatın alındığı tarihi takip eden 3 yıl içinde yenilenmesi veya benzer mahiyette başka bir iktisadi kıymetin (finansal kiralama ile alınanlar dahil) amortismanlarına mahsuben kullanılabilecek,
  • Tazminatın alındığı tarihi takip eden 3 yıl içinde mahsup edilemeyen tutar, 3’üncü yılın kar ve zarar hesabına dahil edilecektir.

25- Tekerrür Uygulamasında Önemli Düzenlemeler Yapılıyor:

  • Tekerrür uygulamasında uygulanacak artırımlı ceza tutarı; tekerrür uygulanmasına neden olan kesinleşmiş ceza/cezalar (vergi ziyaı/usulsüzlük) tutarından fazla olamayacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.
  • Örneğin; Damga vergisi vb. nedenlerle vergi ziyaı cezasının kesinleşmesi nedeniyle, mükelleflere daha sonraki yıllar için %50 artırımlı vergi ziyaı cezası kesilebilmekteydi.
  • Yapılan bu düzenleme ile, kesilecek cezalara uygulanacak tekerrür artırımı, tekerrür uygulanmasını gerektiren ve daha önceden kesinleşen ceza tutarını (esas alınan birden fazla kesinleşmiş ceza olması halinde tutar olarak en yüksek ceza tutarını) geçemeyecektir.
  • Beş ve iki yıllık sürenin hesabında, artırıma esas alınacak cezaların kesinleşme tarihinin esas alınacağı hükmü kanun maddesine konulmaktadır.

26- Vergi İncelemesine Başlanılmasından Veya Takdir Komisyonuna Sevk İşleminden Sonra Farklı Vergi Türleri İçin “Pişmanlıkla Beyanname” Verebilmenin Yolu Açılıyor:

  • Mevcut düzenlemede, vergi incelemesine başlanıldığı tarihten itibaren, mükelleflerin pişmanlıkla beyanname vermeleri mümkün değildi.
  • Yapılan düzenlemeyle, mükelleflerin haklarında vergi incelemesi başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevkinden sonra da, farklı vergi türlerinden pişmanlıkla beyanname vermelerine imkan sağlanıyor.

27- 5 Bin Lirayı Aşan Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezaları Uzlaşma Kapsamına Alınıyor:

  • 5.000 TL’yi aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları uzlaşma kapsamına alınmaktadır,
  • 5.000 TL’yi aşmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına Kanunun 376’ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan indirim oranının %50 artırımlı uygulanacağı düzenleniyor,
  • Uzlaşmaya konu edilebilecek usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tespitinde, cezayı gerektiren fiil bazında kesilecek toplam ceza tutarı esas alınacağı düzenleniyor.
  • Yapılan yeni düzenlemede getirilen; “%50 artırımlı indirim” ile “fiil bazında kesilecek toplam ceza tutarları” konularında oluşması muhtemel tereddütleri giderecek tebliğin ivedilikle çıkarılmasının gerektiği düşünülmektedir.

28- Çifte Vergilendirme Anlaşması Hükümlerine Göre Vergilendirilmediğini İleri Süren Mükellefler İçin “Karşılıklı Anlaşma Müessesesi” Getiriliyor:

  • Çifte vergilendirme anlaşmaları hükümlerine göre vergilendirilmediğini ile süren mükelleflere, getirilecek karşılıklı anlaşma müessesesi kapsamında ihtilafların azaltılması yönünde düzenlemeler yapılıyor.

29- Sanayi Sicil Belgesine Haiz Mükelleflerin Aldıkları İmalat Sanayiine Yönelik Cumhurbaşkanı Tarafından Belirlenmiş Yeni Makine ve Teçhizatlara Uygulanan Avantajlı Amortisman Uygulama Süresi Uzatılıyor:

  • VUK’nun Geçici 30’uncu maddesi kapsamında yeni makine ve teçhizatlara uygulanan avantajlı amortisman uygulama süresi 31.12.2023 tarihine kadar uzatılması yönünde düzenleme yapılıyor.

30- “Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları” Damga Vergisi Yönünden Resmi Daire Kapsamına Alınıyor:

  • Damga Vergisi Kanununda yapılan değişikle, resmi dairelerin sayıldığı maddeye “Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları” da dahil ediliyor.
  • Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları damga vergisi açısından resmi daire kapsamına alınıyor.
  • Ayrıca, genel ve özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarına, belediyelere ve köylere yapılacak bağışlara ilişkin olarak ilgili idare ile bağışlayanlar arasında düzenlenen kağıtlar damga vergisinden istisna ediliyor.

31- Sosyal İçerik Üreticiliği İle Mobil Cihazlar İçin Uygulama Geliştiriciliğine Getirilen Kazanç İstisnasına Paralel KDV İstisnası Getiriliyor:

  • Sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliği kazançlarına yönelik teslim ve hizmetler KDV Kanunu’nun 17/4-a maddesine göre istisna kapsamına alınıyor.

32- Özel Tüketim Vergi Kanununda Yer Alan Bazı Belirlemelerde Cumhurbaşkanı’nın Yetkileri Artırılıyor:

  • ÖTV Kanununa göre Cumhurbaşkanına verilen; (III) sayılı listede yer alan mallar ile (II) sayılı listede yer alan mallara uygulanacak ÖTV oranını bir katına kadar artırma yetkisi üç katına kadar artırmaya olarak yeniden düzenlenmektedir.
  • Ayrıca (II) sayılı listede yer alan tescile tabi araçlar için; farklı matrah grupları oluşturmaya, malların matrah grupların ve motor gücü bakımından belirleme yapmaya Cumhurbaşkanı’na yetki verilmektedir.
  • Maddenin gerekçesinde; zararlı tütün mamulleriyle etkin mücadele ve otomotiv sektöründe oluşabilecek fiyat dalgalanmalarına uygun vergileme ölçülerinin hızlı ve etkin kullanılmasına yönelik bu düzenlemenin yapıldığı belirtilmektedir.
  • Yine ÖTV Kanununa göre (II) sayılı listede, Traktör ve ATV /UTV araçlarından alınacak ÖTV tutarlarına ilişkin yeni belirlemeler yapılmaktadır.
  • Yapılan bu değişiklikteki amacın; ÖTV matrahlarına göre farklı oranlarda vergilendirilen motorlu karavanlarda tek bir oranın uygulanmasına yönelik olduğu, maddenin gerekçesinde belirtilmektedir. 

33- Varlık Yönetim Şirketlerinin Vergi İstisnaları Yeniden Düzenleniyor:

  • Varlık yönetim şirketlerine kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen 5 yıl süresince uygulanan damga vergisi, harç ve KKDF istisnası sürekli hale getirilirken, söz konusu şirketlere tanınan BSMV istisna uygulaması kaldırılıyor.

34- Nakdi Sermaye Artırımları Nedeniyle Uygulanan İndirimin Yurt Dışından Getirilecek Sermayelere Artırımlı Uygulanmasına Yönünde Düzenleme Yapılıyor:

  • %50 olarak uygulanmakta olan nakdi sermaye artırımına ilişkin indirim oranı,
  • Yurt dışından getirilecek nakitle karşılanan kısmı için nakdi sermaye artış oranı yüzde 75 olarak yeniden belirleniyor.
  • Burada; nakdi sermaye artışından kaynaklanan faiz indirimi müessesesiyle şirketlerin sermaye yapılarının güçlendirilmesi, özkaynakla finansmanın teşvik edilmesi ve ülkemize yabancı sermaye/yurt dışından kaynak girişinin artırılması hedefleniyor.

35- Kurumlar Vergisi Beyanname Verme Süresi Değiştiriliyor:

  • Kurumlar vergisi beyanname verme süresi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen üçüncü ayın birinci gününden yirmibeşinci günü akşamına kadar verilecek.
  • Buna göre; Nisan ayında verilmekte olan beyannameler, Mart ayında verilecek.
  • Haziran ayında verilen YMM Tam Tasdik Raporlarının, Mayıs ayı içinde verilmesi gerekecek.

36- Yatırıma Katkı Tutarının %10’luk Kısmının Vergi Borçlarına Mahsup Edilme İmkanı Getiriliyor:

  • Değişiklik öncesi uygulamada, hak kazılan yatırıma katkı tutarları, gerek yatırımdan gerekse yatırım döneminde diğer faaliyetlerden elde edilen gelirlere indirimli oranda kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle kullanılabiliyor.
  • Yapılan yeni düzenlemeyle, yatırıma katkı tutarının yüzde 10’unun, ÖTV ve KDV hariç diğer vergi borçlarından terkin edilmek suretiyle kullanılabilmesine imkan sağlanıyor.
  • Böylece, yatırım yapmak suretiyle hak kazanılan yatırıma katkı tutarlarının, belirlenen vergi borçlarına mahsup edilmek suretiyle mükelleflerin finansman ihtiyaçlarını gidermeye yönelik olumlu bir düzenleme yapılıyor.

KAYNAKÇA  :

  • Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

2021-123-Katma Değer Vergisi Beyannamesinde Değişiklik

Tarih  : 01.11.2021

Sayı    : 2021-123

Konu  : Katma Değer Vergisi Beyannamesinde Değişiklik
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından “İnternet Vergi Dairesi” üzerinden yapılan 01.11.2021 tarihli duyuruda;

  • 1 no.lu Katma Değer Vergisi Beyannamesine 30.09.2016 tarih ve 2021/4517 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı gereği yenilenerek, cep telefonu teslimlerine ilişkin bildirimin eklendiği, 
  • Ayrıca serbest bölgelerde verilen hizmetlerdeki tam ve kısmi istisnalarla ilgili bilgilerin ayrıntılarına ilişkin “Tam ve Kısmi İstisnalara İlişkin Bildirim” tablosu oluşturulduğu, 
  • Söz konusu değişiklikler için beyanname düzenleme programının güncellenmesi gerektiği,

   Açıklanmıştır.

!) Vergiyi doğuran olay ve diğer yükümlülüklerin özelliğine göre farklılıklar oluşabileceğinden tereddüt edilen hususlarda konusunda uzman bir danışmandan veya yetkili kurumlardan görüş alınması gerekmekte olup, Sirkülerlerimizde yer verilen açıklamalar sadece bilgilendirme amaçlıdır.

2021-180-İşletme Kayıtlarının Düzeltilmesine Yönelik İşlemlerin Form Ba Ve Form Bs’de Gösterilmesi

Tarih : 01.11.2021

Sayı    : 2021-122

Konu  : İşletme Kayıtlarının Düzeltilmesine Yönelik İşlemlerin Form Ba Ve Form Bs’de Gösterilmesi

396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 523 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgeler Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyeceği yönünde düzenleme yapılmıştı.

Elektronik ortamda düzenlenen (E-fatura ve E-arşiv fatura) belgelerin her ne kadar Form Ba ve Bs’de gösterilmemesi yönünde genel bir düzenleme yapılmış olsa da, aşağıdaki durumlarda 7326 sayılı Kanun Genel Tebliği (Sıra No:1)’de yapılan özel düzenleme yapıldığından, ileride ihtilaflı bir durum ile karşılaşılmaması adına aşağıda belirtilen durumların olması halinde Form Ba ve Form Bs’de gösterilmesinin yararlı olacağı düşünülmektedir.

1- İşletmede Mevcut Olduğu Halde Kayıtlarda Yer Almayan Emtia, Makine, Teçhizat ve Demirbaşların Beyan Edilmesi Durumunda Ba Formu Karşısındaki Durumu:

7326 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında beyan edilen kıymetler rayiç bedelleriyle, Ba formu vermek zorunda olan mükellefler tarafından söz konusu form ile bildirilmek zorundadır. 

Söz konusu bildirim işlemi, Ba formunun “Soyadı/Adı Unvanı” bölümüne “Muhtelif Satıcılar (7326 sayılı Kanun Madde 6/1)”, “Vergi Kimlik Numarası” bölümüne (3333 333 333) yazılmak suretiyle yapılacaktır. 2- Kayıtlarda Yer Aldığı Hâlde İşletmede Mevcut Olmayan Emtia, Makine, Teçhizat ve Demirbaşlar İçin Düzenlenen Faturaların Bs Formu Karşısındaki Durumu:

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar nedeniyle düzenlenen faturalar, Bs formu vermek zorunda olan mükelleflerce, Bs formu ile bildirilmek zorundadır.

Söz konusu bildirim işlemi, Bs formunun “Soyadı/Adı Unvanı” bölümüne “Muhtelif Alıcılar (7326 sayılı Kanun Madde 6/2)”, “Vergi Kimlik Numarası” bölümüne (4444 444 444) yazılmak suretiyle yapılacaktır.

!) Vergiyi doğuran olay ve diğer yükümlülüklerin özelliğine göre farklılıklar oluşabileceğinden tereddüt edilen hususlarda konusunda uzman bir danışmandan veya yetkili kurumlardan görüş alınması gerekmekte olup, Sirkülerlerimizde yer verilen açıklamalar sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Vergi Daireleri 1 Kasım 2021 Pazartesi Günü Saat 21:00′ a Kadar Açık Bulundurulacaktır.


Bilindiği gibi, 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun 09/06/2021 tarihli ve 31506 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 27/8/2021 tarihli ve 31581 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 26/8/2021 tarihli ve 4420 Karar Sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 9 uncu maddesinin onaltıncı fıkrasında yer alan başvuru ve ilk taksit ödeme sürelerinin bir aya kadar uzatılması yetkisi kullanılarak anılan Kanunun 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 inci maddeleri ile 10 uncu maddesinden (altıncı ve yedinci fıkraları hariç) yararlanmak için öngörülen ve 31/8/2021 tarihinde sona erecek olan başvuru, bildirim ve beyan süreleri ile bu başvuru, bildirim ve beyana ilişkin ilk taksit ödeme süreleri, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasında yer alan başvuru ve ilk taksit ödeme süreleri birer ay uzatılmıştır.

Bu nedenle, 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borçların birinci taksitinin ödeme süresi 01 Kasım 2021 Pazartesi günü sona ermektedir.

Vergi dairelerinde meydana gelmesi muhtemel yoğunluğun önlenmesi ve mükelleflere kolaylık sağlanması amacıyla 01 Kasım 2021 Pazartesi günü saat 21:00’a kadar tüm vergi daireleri açık bulundurulacaktır. 

7338 Sayılı “Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” Resmi Gazete’de Yayımlandı.


26/10/2021 tarihli ve 31640 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda değişiklikler yapılmış ve Konaklama Vergisinin yürürlük tarihi 1/1/2023 olarak belirlenmiştir.

Söz konusu Kanun ile;

  • Basit usulde vergilendirilen mükelleflerin ticari kazançlarının gelir vergisinden istisna edilmesi ve bu mükelleflerin yıllık gelir vergisi beyanname verme yükümlülüklerinin kaldırılması,
  • Sosyal medya üzerinden elde edilen gelirlerin tevkifat suretiyle basit ve etkin bir şekilde vergilendirilmesi ve bu kazançlara konu teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinden istisna edilmesi,
  • Kamu kurum ve kuruluşları tarafından çiftçilere yapılan tarımsal destekleme ödemelerinin gelir vergisinden istisna edilmesi ve geçmişte yapılan kesintilerin iade edilebilmesi,
  • 4. dönem geçici vergi beyannamesinin kaldırılması,
  • Konaklama vergisinin yürürlük tarihinin 1 yıl uzatılması,
  • Vergiye uyumlu mükelleflerde %5 oranındaki vergi indiriminden yararlanma koşulu olan indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki iki yılda tarhiyat yapılmamış olması koşulunun, yapılan tarhiyatların kesinleşmesi olarak değiştirilmesi,
  • Nakdi sermaye artışına ilişkin faiz indirimi uygulamasında, sermaye artışının yurtdışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için indirim oranının %75 olarak uygulanması,
  • İndirimli kurumlar vergisi uygulamasında yatırıma katkı tutarının %10’luk kısmının talep edilmesi halinde diğer vergi borçları için kullanılabilmesi,
  • Yeniden değerleme uygulamasının kalıcı hale getirilmesi,
  • Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının uzlaşma kapsamına alınması,
  • Mükelleflere günlük olarak ve Hazine ve Maliye Bakanlığının belirlediği faydalı ömür süresinden daha uzun sürelerde amortisman ayırabilmesi imkanı getirilmesi,
  • Pişmanlık uygulamasının vergiye uyumu artıracak şekilde etkinleştirilmesi,
  • Vergi cezalarındaki tekerrür uygulamasının vergi uyumunu artıracak şekilde revize edilmesi,
  • Karşılıklı anlaşma usulüne ilişkin hükümlerin iç mevzuatımıza eklenmesi,
  • 2023 yılı sonuna kadar alınacak yeni makine ve teçhizatın amortisman oran ve sürelerinin, Bakanlığımızca tespit ve ilan edilen faydalı ömür sürelerinin yarısı dikkate alınmak suretiyle hesaplanabilmesi,
  • Vergi incelemesine ilişkin süreçlerin hızlandırılması ile elektronik ortamda vergi incelemesi yapılabilmesi,
  • Elektronik ortamda vergi dairesi kurulabilmesinin yanı sıra vergi dairelerindeki bürokratik süreçlerin etkinleştirilmesi,
  • Vergi Usul Kanununun değerleme hükümlerindeki belirsizliklerin giderilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması,
  • Yenileme fonu uygulamasının uygulamada tecrübe edilen hususlar dikkate alınarak revize edilmesi,
  • İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin şüpheli alacak karşılığı ayırabilmesinin sağlanması
  • Elektronik defter ve belge uygulamalarına ilişkin olarak uygulamada tereddüt yaşanan konulara açıklık getirilmesi,
  • Tebligat süreçlerinin etkinleştirilmesi,
  • Hayırseverlerin yapacakları bağışlara konu sözleşmelere damga vergisi istisnası getirilmesi,
  • ATV (her türlü arazide kullanılan araç)  ile UTV (çok amaçlı hizmet aracı) tipi taşıtların ÖTV karşısındaki durumunun netleştirilmesi ve bu araçların vergilendirilmesine esas tek bir oran (%25) belirlenmesi,
  • Motorlu karavanların özel tüketim vergisi oranının (%45) olarak belirlenmesi,

gibi mükelleflerin vergiye uyumlarını gözeten, vergi güvenliğini artıran, sosyal adaleti ve rekabet ortamını güçlendiren, yatırımları teşvik edip ihtilafları sonlandıran ve vergi uygulamalarında öngörülebilirliği sağlayan çok önemli değişiklikler yapılmıştır.

Bahse konu Kanuna ulaşmak için tıklayınız.

2021-122-İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesinde Önemli Değişiklikler Yapıldı

Tarih : 25.10.2021

Sayı    : 2021-122

Konu  : İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesinde Önemli Değişiklikler YapıldıTürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından çıkarılan ve ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği “İhracat Genelgesi”nde, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığının 21.10.2021 tarih ve 650957 sayılı yazısına istinaden önemli değişiklikler yapılmış olup, yapılan bu önemli değişikliklere aşağıda başlıklar halinde özetlenerek yer verilmiştir.

1- İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesi Uygulamasından Muaf Tutulacak Ülke Sayısı 29’a Çıkarıldı:

İhracat Genelgesi’nin “İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesi” başlıklı 4’üncü maddenin (6)’ıncı fıkrası  “Ek:2’de yer alan ülkelere yapılan ihracat işlemleriyle ilgili olarak 2018-32/48 sayılı Tebliğ’in 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmaz” şeklinde değiştirilmek suretiyle, aşağıda belirtilen ülkeler (Ek-2) ihracat bedellerinin yurda getirilmesi uygulamasından muaf tutulmuştur.

Böylelikle daha önceden; İran, Suriye ve Lübnan’a uygulanan muafiyetin kapsamı 29 ülkeye çıkarılarak genişletilmiş oldu.

İHRACAT BEDELLERİNİN YURDA GETİRİLMESİ DÜZENLEMESİNDEN MUAF TUTULAN ÜLKELER (Ek-2)
1AFGANİSTAN11GİNE21NİJERYA
2ANGOLA12İRAN22SENEGAL
3BELARUS13KAMERUN23SOMALİ
4BENİN14KENYA24SUDAN
5CİBUTİ15KIRGIZİSTAN25SURİYE
6ETİYOPYA16KUZEY KORE26SUUDİ ARABİSTAN
7FİLDİŞİ SAHİLİ17KÜBA27TACİKİSTAN
8FİLİSTİN18LEBERYA28TANZANYA
9GABON19LÜBNAN29VENEZUELA
10GANA20MOLDOVA



2- İhracat Bedelinin Mahsup Olarak Kullanılabilmesi İçin Bedel Getirme Süresi İçinde Talebin Yapılması Zorunluluğu Getirildi:
 İhracat Genelgesi’nin “İndirim ve Mahsup İşlemleri” başlıklı 21’inci maddesinin 3’üncü fıkrası “(3) İhracat bedelinin mahsuben ödemede kullanılabilmesi için mahsup talebinin bedel getirme süreleri içinde veya bu Genelgenin 27 nci maddesi uyarınca verilen ek süreler ya da 29 uncu maddesi uyarınca gönderilen ihtarname süresi içerisinde yapılması gerekir” şeklinde değiştirilmiştir.

3- Bazı Ülkelere Yapılan İhracatlara İlişkin İhracat Bedellerinin %50’sinin Tasarrufu Serbest Kullanıma Bırakılıyor:
 İhracat Genelgesi’nin “İhracatçının Serbest Kullanımına Bırakılan Dövizler” başlıklı 22’inci maddesinin 1’inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 “(1)Hizmet ihracatı, transit ticaret, Türkiye’de ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan satış, Türkiye’de ikamet etmeyenlere KDV hesaplanarak yapılan satış, mikro ihracat ve serbest bölge işlem formu kapsamında gerçekleştirilen 5.000,- ABD doları veya karşılığı döviz ya da Türk lirasını geçmeyen tutardaki ihracat işlemlerinde bedellerin tamamının; Ek:3’te yer alan ülkelere  yapılan ihracat işlemlerinde ise bedellerin %50’sinin tasarrufu serbesttir.”

Bu ülkelere yapılan ihracatlara ilişkin ihracat bedellerinin yarısının usulüne uygun olarak getirilmesi yeterli olacak.

İHRACAT BEDELLERİNİN %50’SİNİN TASARRUFUNUN SERBEST BIRAKILDIĞI ÜLKELER (Ek-3)
1AZERBAYCAN6ÖZBEKİSTAN
2CEZAYİR7TUNUS
3FAS8TÜRKMENİSTAN
4KAZAKİSTAN9UKRAYNA
5MISIR10YEMEN

4- İhracat Rejimi ve Finansal Kiralama Yoluyla Yapılan İhracatlarda 15.000-ABD Dolarını Geçmeyen Tutarlara İlişkin İhracat Hesapları Kapatılabilecek:

İhracat Genelgesi’nin “İhracat Hesabının Kapatılması” başlıklı 23’üncü maddesinin 6’ıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(6) Yürürlükteki İhracat Rejimi ve Finansal Kiralama (leasing) Mevzuatı çerçevesinde kiralama yoluyla yapılan ihracatta; sözleşme sürelerinin 180 günden fazla olması ve 180 gün sonunda sözleşmenin vadesi gelmemiş borçları da içermesi, aylık kira ücreti toplamının 15.000,- ABD Doları veya karşılığı döviz ya da Türk Lirasını geçmemesi halinde kiralananın toplam değeri göz önüne alınmaksızın ihracat hesabı doğrudan bankalarca veya ihtarname süresi ile ek süreler içinde kalınması koşuluyla Vergi Daireleri tarafından terkin edilerek kapatılır.”


5- Irak ve Libya’ya İhracatlarda İhracat Bedelinin Yurda Getirilmesi Uygulaması Aşağıdaki Şekilde Uygulanmaya Aynen Devam Edilecek: 
Suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanına yönelik mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla ihracat bedellerinin bankacılık sistemiyle doğrudan ülkemize transferinin mümkün olmadığı Irak ve Libya’ya yapılan ihracat işlemlerinde ihracat bedelinin bankalarca kabulünün;

a) İthalatçının Türkiye’deki bankalarda bulunan hesaplarından transferi yoluyla veya

b) İhracat bedelinin ihracat işlemiyle ilişkisi kurulmak şartıyla üçüncü bir ülkeden bankalar aracılığıyla transferi yoluyla veya

c) İhracatçının yazılı beyanının yanı sıra işlemin niteliğine göre satış sözleşmesi ya da kesin satış faturası (veya proforma fatura) ile GB’nin bir örneği/GB bilgileri ibraz edilmek kaydıyla NBF aranmaksızın efektif olarak,

d) Peşin döviz olarak getirilen bedellerde, ihracatçının yazılı beyanının yanı sıra işlemin niteliğine göre satış sözleşmesi ya da kesin satış faturası (veya proforma fatura) ibraz edilmek kaydıyla NBF aranmaksızın efektif olarak yapılması mümkündür.

Yukarıda sayılan ülkelere yapılan ihracatta ihracat bedellerinin üçüncü kişiler tarafından efektif olarak bankaya getirilmesi halinde söz konusu bedellerin bankalarca ihracat bedeli olarak kabulü için ihracatçı veya ithalatçı tarafından bedeli getiren üçüncü kişiye bedelin bankaya getirilmesinden önce vekâletname verilmiş olması gerekmektedir.

!) Vergiyi doğuran olay ve diğer yükümlülüklerin özelliğine göre farklılıklar oluşabileceğinden tereddüt edilen hususlarda konusunda uzman bir danışmandan veya yetkili kurumlardan görüş alınması gerekmekte olup, Sirkülerlerimizde yer verilen açıklamalar sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Kurumların Taşınmaz ve İştirak Hisselerinin Satışında İstisna Rehberi Yayınlandı.


Kurumların aktifinde bulunan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının  satışında uygulanan kurumlar vergisi ve katma değer vergisi  istisnalarına ilişkin açıklamaların yer aldığı “Kurumların Taşınmaz ve İştirak Hisselerinin Satışında İstisna Rehberi” kullanıma sunulmuştur.

Söz konusu Rehberde;

• Uygulanan istisnaların kapsamı, amacı ve istisna uygulanabilmesi için gerekli şartlar,
• İstisnaya konu olan taşınmaz ve iştirak hisselerinin neyi ifade ettiği,
• İki tam yıl süreyle aktifte bulundurma ve süre hesabında özellik arz eden durumlar,
• Gayrimenkul satış kazancının fon hesabına alınması ve burada tutulmasında dikkat edilmesi gereken hususlar,
• Kazancın hesaplanmasında esas alınacak bedel, faiz, komisyon, kur farkı ve vade farklarının durumu,
• Alış ve giderlere ait KDV’nin indirimi,

gibi konularda ayrıntılı bilgilere ve örneklere yer verilmiştir.

Kurumların Taşınmaz ve İştirak Hisselerinin Satışında İstisna Rehberine ulaşmak için tıklayınız.

Konu hakkında detaylı bilgi için Vergi İletişim Merkezini VİMER-189 arayabilirsiniz.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığı ile Vergiden Kaçınmaya Engel Olma Anlaşması Abuja’da İmzalanmıştır.


Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığı ile Vergiden Kaçınmaya Engel Olma Anlaşması 20 Ekim 2021 tarihinde Abuja’da imzalanmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti adına Ticaret Bakanı Sayın Dr. Mehmet MUŞ ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti adına Finans, Bütçe ve Ulusal Planlama Bakanı Sayın Dr. Zainab AHMED tarafından imzalanan bu Anlaşma ile her iki ülke yatırımcıları açısından Türkiye ve Nijerya’nın daha cazip hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

Anlaşma iki ülke tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girecektir.

Anlaşma ile genel olarak vergilendirme hakkı, geliri elde eden kişinin yerleşik olduğu ülkeye verilmekte, gelirin elde edildiği ülkenin vergilendirme hakkı kar payı, faiz ve gayrimaddi hak bedellerinde % 7,5 oranı ile sınırlandırılmaktadır. Ayrıca diğer ülkede 6 aydan kısa süren inşaat, yapım, montaj veya kurma projesi faaliyetlerinin icra edildiği ülkede vergilendirilmemesi öngörülmektedir.

Diğer taraftan, Anlaşma’da yer alan Bilgi Değişimi maddesi ile iki ülkenin vergi kayıp ve kaçağı ile daha etkin bir mücadele yürütmeleri mümkün olacaktır. Ayrıca, iki ülke arasında vergilerin tahsilatında işbirliği yapılmasına ilişkin düzenleme de Anlaşmada yer almıştır.

Türkiye’nin, imzalanan bu anlaşma ile bugüne kadar sonuçlandırdığı Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarının sayısı 97’ye ulaşmış olup, bunlardan 86’sı yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

2021-121-Yapılandırılan Borçların İlk İki Taksit Ödeme Süreleri İle Ödemelerde Bilinmesi Ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Tarih  : 20.10.2021

Sayı    : 2021-121

Konu  : Yapılandırılan Borçların İlk İki Taksit Ödeme Süreleri İle Ödemelerde Bilinmesi Ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar


1- Yapılandırılan Borçların İlk İki Taksit Ödeme Süreleri Tablosu:

7326 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YAPILANDIRILAN BORÇLARIN İLK İKİ TAKSİT ÖDEME SÜRELERİ
SIRAYAPILANDIRMANIN TÜRÜİLK TAKSİTİKİNCİ TAKSİT
12. Maddeye Göre Yapılandırılan Kesinleşmiş Vergi Borçları01.11.202130.11.2021
23. Maddeye Göre Kesinleşmemiş Veya Dava Safhasındaki Yapılandırılan Borçlar01.11.202130.11.2021
34. Maddeye Göre İnceleme ve Tarhiyat Safhasında Bulunan İşlemler Nedeniyle Yapılandırılan Borçlar01.11.202130.11.2021
44. Maddeye Göre VUK’nun 371. Maddesi Kapsamında Pişmanlıkla Veya Kendiliğinden Verilen Beyannameler Üzerine Tahakkuk Eden Vergilerin Ödeme Süreleri01.11.202130.11.2021
55. Maddeye Göre Yapılan Matrah Artırımları01.11.202130.11.2021
66. Maddenin 2. Fıkrasına Göre; Kayıtlarda Yer Aldığı Hâlde İşletmede Mevcut Olmayan Emtia, Makine, Teçhizat Ve Demirbaşlardan 31.08.2021 Tarihine Kadar Faturası Düzenlenenlerin Ödeme Süresi26.09.202126.11.2021 (3.Taksit Süresi 26.01.2022)
76. Maddenin 2. Fıkrasına Göre; Kayıtlarda Yer Aldığı Hâlde İşletmede Mevcut Olmayan Emtia, Makine, Teçhizat Ve Demirbaşlardan 30.09.2021 Tarihine Kadar Faturası Düzenlenenlerin Ödeme Süresi26.10.202126.11.2021(3.Taksit Süresi 26.01.2022)
87. Maddeye Göre Kesinleşmiş SGK Borçlarından Yapılandırılanlar30.11.202131.12.2021
98. Maddeye Göre SGK Ön Değerlendirme, Araştırma Veya Tespit Aşamasında Olan Eksik İşçilik Prim Tutarları İle Kesinleşmemiş İdari Para Cezalarından Yapılandırılanlar30.11.202131.12.2021
1010. Maddenin 1, 2 ve 3. Fıkralarında Yer Alan Bazı Sosyal Güvenlik Kurumu Alacaklarından Yapılandırılanlar30.11.202131.12.2021
1110. Maddenin 4. Fıkrasında Yer Alan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu Hükümlerine Göre Aidat Ve Diğer Alacaklardan Yapılandırılanlar30.11.202131.12.2021
1210. Maddenin 5. Fıkrasında Yer Alan 3568 Sayılı Kanun Kapsamında SMMM ve YMM Aidat Alacaklarından Yapılandırılanlar01.11.202130.11.2021
1310. Maddenin 8. Fıkrasında Yer Alan Esnaf Ve Sanatkarlar Meslek  Kuruluşları Kanununa Göre Aidat Alacaklarından Yapılandırılanlar01.11.202130.11.2021
1410. Maddenin 9. Fıkrasında Yer Alan Avukatlık Kanununa Göre Stajyer Avukatların Baro Kesenekleri İle Staj Kredi Alacaklarından Yapılandırılanlar01.11.202130.11.2021
     


2- Yapılandırılan Borçların Ödenmesinde Bilinmesi Ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:

  • Hazine ve Maliye Bakanlığına, Ticaret Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere ve YİKOB’lara bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksiti 30.09.2021 tarihine kadar (Cumhurbaşkanı Kararı ile bu süre 31.10.2021 tarihine kadar uzatılmıştır), Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ise ilk taksiti 31.10.2021 tarihine kadar (Cumhurbaşkanı Kararı ile bu süre 30.11.2021 tarihine kadar uzatılmıştır), diğer taksitler ise bu tarihleri takip eden ikişer aylık dönemler halinde ödenecektir. (27.08.2021 tarih 31581 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 26.08.2021 tarih 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı)(7326 SK, 9-1.b bendi)
  • Başvuru ve ilk taksit ödeme sürelerinin uzatılmasına yönelik Cumhurbaşkanı kararı ile; sadece bazı başvuru ve ilk taksit ödeme süreleri 1 ay uzatılmış olup, devam eden diğer taksit sürelerinde bir değişiklik olmamıştır. (27.08.2021 tarih 31581 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 26.08.2021 tarih 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı)
  • Yapılandırmanın bozulmaması için ilk 2 taksitin mutlaka süresinde ödenmesi gerekmektedir. (7326 SK, 9-1.b bendi)
  • Taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi halinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikme zammı ile birlikte ödenmesi halinde yapılandırma bozulmayacaktır. (7326 SK, 9’uncu maddenin 6’ıncı fıkrası)
  • Peşin ödeme seçeneğinin seçilmesine rağmen, borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi (30.10.2021) içinde (30 Ekim hafta sonuna rastladığından, ilk iş günü olan 01.11.2021 tarihine kadar) ödenmemesi halinde Kanun’un 9’uncu maddesinin 6’ıncı fıkrası hükmüne göre, ödemenin yapılması gereken ilk taksit ödeme süresini takip eden ayın (Kasım ayı) sonuna kadar gecikme zammıyla birlikte ödenmesi halinde kanun hükümlerinden yararlanılacaktır. Ancak bu durumda; peşin ödeme için uygulanan Yİ-ÜFE indirimi %90 değil, %50 olarak (ikinci taksit süresinde ödeme yapıldığından) uygulanacaktır. (Tebliğ, II/C-2.a bölümü)
  • Taksit ödeme süresinin son günü resmi tatile rastlaması halinde süre tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonunda biter. (Tebliğ, II/C.1 son paragraf)
  • Matrah ve vergi artırımlarına ilişkin taksitin aksatılması halinde, matrah artırımının sağladığı avantajlardan yararlanılamayacağı gibi, matrah artırımından kaynaklanan borçlar gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. (7326 SK, 5’inci maddesinin 4.a bendi hükmü)
  • Matrah ve vergi artırımı sonucunda tahakkuk eden vergilerin tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak ödenmesi durumunda ödenecek vergilerden %10 indirim yapılacaktır. (7326 SK, 5’inci maddesinin 4.d bendi)
  • Yapılandırılan borçların tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi halinde (birden fazla taksit seçilmiş olsa bile) gecikme zammı veya gecikme faizi yerine hesaplanan Yİ-ÜFE tutarı üzerinden %90 indirim yapılacak olup, ayrıca katsayı da hesaplanmayacaktır. Trafik para cezaları ve diğer idari para cezalarının peşin ödenmesi halinde asıllarında %25 indirim yapılacaktır. (Tebliğ, II/C-2.a bölümü)
  • Taksitli ödeme seçeneği tercih edilmesi halinde ilk taksitin süresinde ödenmesi şartıyla, ikinci taksit ödeme süresi içinde geri kalan taksitlerin tamamının ödenmesi halinde; Yİ-ÜFE oranında hesaplanan tutardan ayrıca %50 indirim yapılacaktır. Trafik para cezaları ve diğer idari para cezaları asıllarında %12,5 indirim yapılacaktır. (Tebliğ, II/C-2.a bölümü)
  • Yapılandırılan borçlar; vergi dairesi veznelerine, PTT şubelerine, anlaşmalı bankalara ve anlaşmalı bankaların banka kartı ve kredi kartı ile ödenebilmektedir.
  • Vergi mevzuatı gereği iade alacağı bulunan mükellefler; mahsuben iade için gerekli tüm belgelerin (duruma göre teminat veya YMM Raporu dahil) vergi dairesine verilmiş olması halinde yapılandırdıkları kendi vergi borçlarını mahsuben ödeyebileceklerdir. Mahsup talebi tebliğ eki Ek-2/E dilekçesi ile yapılacaktır. (7326 SK, 9’uncu maddenin5’inci fıkrası ile Tebliğ, II/C-4 bölümü)
  • Kanun kapsamında borçlarını yapılandıran mükelleflerin, borç durumu gösteren belge talep etmeleri durumunda, Kanunun 2’inci maddesine göre yapılandırılan borcun (katsayı tutarı dahil) %10’unun ödenmiş olması şartı ile kanun hükümleri de ihlal edilmediği sürece taksitli borçlar belgede gösterilmeyecektir. (7326 SK, 9’uncu maddenin 12’inci fıkrası, Tebliğ, II/D-7 bölümü)
  • Motorlu Taşıtlarla ilgili olarak Kanunun 2, 3 ve 4’üncü maddeleri kapsamında yapılandırılan borcun (katsayı tutarı dahil); en az %10’unun ödenmesi halinde ve kanun hükümleri ihlal edilmemek şartıyla taksit ödeme süresi sonuna kadar fenni muayene yapılmasına ve uçuşa elverişli belgesi verilmesine imkanı sağlanacaktır. (Tebliğ, II/D-8.b bölümü)
  • Kanunun 2, 3 ve 4’üncü maddelerine göre yapılandırılmış borcu olan motorlu taşıtların satış ve devir işlemlerinde, yapılandırılmış borcun tamamının ödenmiş olması şartı aranmaktadır. (Tebliğ, II/D-8.b bölümü)
  • Ödenecek taksit tutarının %10’unu aşmamak üzere 10 TL’ye kadar (bu tutar dahil) yapılmış eksik ödemeler, kanun hükümlerinin ihlali sayılmayacaktır. (7326 SK 9’uncu maddenin 7’inci fıkra hükmü ile Tebliğ, II/Ç-3 bölümü)
  • Uygulanan hacizler, Kanun kapsamında yapılan ödemeler nispetinde kaldırılabilecektir. (7326 SK, 9’uncu maddenin 12’inci fıkrası)

!) Vergiyi doğuran olay ve diğer yükümlülüklerin özelliğine göre farklılıklar oluşabileceğinden tereddüt edilen hususlarda konusunda uzman bir danışmandan veya yetkili kurumlardan görüş alınması gerekmekte olup, Sirkülerlerimizde yer verilen açıklamalar sadece bilgilendirme amaçlıdır.